Türk Birliği İle İlgili Yapılan Çalışmalar

11/4/2008 · Kategori: Turk Birligi

 

 

Türk Birliği İle İlgili Yapılan Çalışmalar

 

XX. yüzyılın ilk yarısında iki büyük savaş gören dünya, yaşanan felaketlerden ders alarak ikinci yarısından itibaren birleşme yollarına girdi. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, OECD, NATO ve AGİK gibi çeşitli organizasyonlar kuruldu. Bu organizasyonların asıl amacı, savaş tehlikesine karşı birbirlerini korumak, kollamaktı. Ekonomik kalkınma ikinci plandaydı.

 

90’lı yıllarda Doğu Bloğu (Komünizm yanlısı) ülkeler bir bir dağılmaya başladı. Ve genişlemek isteyen Avrupa Birliği bu ülkelerin birçoğunu kayıtsız şartsız birliğe dahil etti. Doğu Avrupa’daki devletlerin birliğe girmesiyle gelecekleri güvence altına alınmıştı. Oysaki 1990 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla ortaya çıkan Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan gibi Türk Cumhuriyetleri yalnız bırakılmak istendi. O halde Türk Dünyası 250 milyonu bulan nüfusuyla Türkiye'nin sorumluluğu altındadır. Türkiye üzerine düşen görevi yapmakta fakat bu süreç çok yavaş ilerlemektedir. Türk Birliği ile ilgili ilk atılımlar başlangıçta tüm Türk dünyasında sevinçle karşılansa da, bu organizasyonun kurulumu henüz netlik kazanmamıştır.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'in bağımsızlığın ilanından sonra İstanbul'da yaptığı konuşma, Türk Cumhuriyetleri'nin bu beklentisini ve geleceğe yönelik umutlarını yansıtması bakımından son derece önemlidir:“Ancak bahar sellerini ne kadar engellemeye, önüne bentler çekmeye çalışırsanız çalışın, su yine de kendi yolunu açacaktır. İşte tarih nehri ile de aynısı olmuş ve ‘soğuk savaş' engelini yıkan tarih insanlık kanunlarıyla belirlenen esas yatağına dönmüştür... Halklarımız arasında karşılıklı anlayış ve güven duygusu oluştu. Dostluk etkili bir işbirliğinin en güvenilir garantisidir. Bu durum bizi umutlandırıyor.”

Yaklaşık 17 yıllık bir çalışmanın sonucunda neler yapılmış ve yapılmakta bir onlara göz atalım:

Yapılan Çalışmalar

·      En son 11. Türk Devletleri Kurultayı Kasım 2007'de yapılmıştır.

·      Karşılıklı öğrenci değişimi yoğun olarak devam etmektedir.

·      Devletin desteklediği TÜDEV ve TİKA dernekleri kurulmuştur.

·      Birçok özel dernek kurulmuştur.

·      Ortak üniversiteler kurulmuştur.

·      Çağdaş Türk Lehçeleri arasında alfabe birliği büyük oranda sağlanmıştır.

·      Çağdaş Türk Lehçeleri sözlüğü tamamlanmıştır.

·      Türk Dil Kurumu tarafından lehçeler arasında robot çeviri sistemi yapılmaktadır.

·      Türk tarihi'nin Orta Asya'da daha etkin ve doğru şekilde öğretilmesi çalışmaları yapılmıştır.

·      Moğolistan'daki anıtlar için ülkeler arası işbirliği kararı alınmıştır.

·      Askeri İşbirliğine gidilmiştir.

 

Bunların dışında özel sektöründe bu konuya katkılarını unutmayalım. Zira dünyanın dört bir yanında kurulan Sebat Okulları, özellikle Türk Cumhuriyetlerindekiler, kullandığımız Türkçenin öğrenilmesinde ve bu bölgelerde yayılmasında öncü olmuşlardır. Geçtiğmiz günlerde 6. sı yapılan Türkçe Olimpiyatlarının Türk dilini yayma açısından önemi çok büyüktür. Bir başka konu, Azerbaycan petrolünün Akdenize taşınma projesi Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının yapılması, Türkmenistan gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması için yapılan Nabucca projesi, Kazak buğdayının Özbek pamuğuyla değiş tokuşu gibi proje ve yatırımlar yapılmaktadır.

 

Sizce yeterli mi, hayır değil!.. Bence 7 Türk Cumhuriyeti ki bunlar: Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Özbekistan, Türkiye ve Türkmenistan, aralarında sınırları kaldırmalı, gümrük birliği sağlamalı, ithalat ve ihracatlarında birbirlerine öncelik sağlamalıdır.

 

Yukarıda gördüğünüz flamayı bu birlik için düşündüm; tabi bu benim fikrim, başka düşünceleri de desteklemeye hazırım. Flamadaki her bir yıldız bir Türk Cumhuriyetini temsil eder. Dünya şekli ise, bu birliğin sadece bir kıtaya değil dünyanın tamamına aitliğini simgeler. Renklere gelince ana renk tabiî ki Turkuaz yani Türk mavisi, beyaz ise huzuru, barışı, sevgi ve kardeşliği simgeler.

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

Türk Birliği Fikrinin Ortaya Çıkışı

8/4/2008 · Kategori: Turk Birligi

Türk Birliği Fikrinin Ortaya Çıkışı:

 

1789 Fransız İhtilaliyle ortaya çıkan milliyetçilik fikirleri, o yıllarda kozmopolit bir yapıya sahip olan Osmanlı İmparatorluğu’nu derinden etkilemişti. Zira bünyesinde barındırdığı 40’ın üstünde milletler bağımsızlık mücadelesine başladılar. XIX. yüzyıl aydınları parçalanan Osmanlıdan geriye bir şey kalmayacağını görünce, ortaya Türkçülük ya da Turancılık fikrini attılar. Amaçları farklı milletlerden oluşan bir devlet yapısı yerine tek milletten oluşan bir yapıyı yeğlemekti.

 

Turancılık ya da Türkçülük fikrini savunanların başında Ziya Gökalp gelir. Onun bu konuda yazdığı denemeler, makaleler tüm aydınları etkilemişti. Üstelik Osmanlı I. Dünya Savaşında boğuşurken Enver Paşa Türkmenistan’a yardım götürmek isterken Sarıkamış’ta 90 bin askerle soğuktan donarak şehit olmuştur. Enver Paşa’nın amacı belliydi. Kardeş ülke Türkmenistan’a yardım ederek bu ülke ile Türkiye arasında birlik bağı kurmaktı. Lakin XIX. yüzyıl aydınlarının düşüncesi dünyadaki tüm Türklerin tek bir bayrak, tek bir vatan altında birleşmeleriydi. Bu durum etik olarak imkansızdı. Sonuçta köken itibariyle hepsi Türk olsalar da, boy, klan, sülale ve konuştukları dil, lehçe olarak hepsi farklılık arzediyordu. Bu yüzden böyle bir birlik kurma şöyle dursun, tüm Türk kardeşlerimiz Sovyetler Birliğinin işgaline maruz kaldılar ve 70 yıllık bir esaret altına girdiler. 90’lı yıllarda Sovyetler Birliğinin çöküşüyle 5 Türk Devleti ki bunlar Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan bağımsızlıklarını ilan ettiler.

 

XX. yüzyılın başında ileriyi iyi görebilen bir liderle Türkiye bağımsızlık (Kurtuluş)  savaşından galip çıkarak en kısa zamanda uluslar arası ilişkiler kurmaya başlar. Bu lider tahmin edersiniz ki M. Kemal Atatürk’tür. Bakın Atatürk’ün 30’lu yıllarda Türk Dünyasına bakışı nasılmış: "Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi  köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür... İnanç bir köprüdür...Tarih bir köprüdür... Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların (soydaş Türk kardeşlerimizin) bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir."

   Ayrıca Türk Birliği ile ilgili düşüncesini şu şekilde arz eder:” Türk Birliği'nin bir gün hakikat olacagına inancım vardır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliği'ne inanıyorum. Onu görüyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türklüğün varlığı bu köhne  aleme yeni ufuklar açacak. Güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek. Hayatta  yegane varlığım ve servetim Türk olarak doğmamdı.

 

Fakat böylesine büyük bir oluşum için Türkiye’nin önayak olması gerekirken, daha yeni bağımsızlık kazanmış Kazakistan’ın başkanı Nursultan Nazarbayev’den böyle bir önerinin gelmesi beni biraz şaşırtmakla beraber bu konuda yaptığı bir atılım olarakta sevindirdi. Ancak Diğer Türk Cumhuriyetleri başlangıçta bu oluşuma sıcak bakarken şimdi bir rüya olduğunu düşünüyorlar. Bir zamanlar Avrupa Birliği adında bir oluşumda yoktu. Şimdi ise sayıları 27’yi bulan ülkelerle zenginliklerine zenginlik katıyorlar, biz niçin 7 bağımsız Türk Devleti olarak birleşmeyelim; kimimizin sanayisi, kimimizin tarımı, kimimizin madeni, kimimizin turizmi birbirimiz arasında dolaşsa başka ülkelerin çapullarına ihtiyacımız kalmaz!

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Undergoing MyBlogLog Verification