TÜRK HALKLARI
28/5/2008 · Kategori: Turk Dunyasi
Türk halkları
Türk halkları (Tatarca: Törki xalıqlar; Özbekçe: Turkiy xalqlar), Avrasya'da geniş bir coğrafyada dağınık olarak yaşayan ve Türk dilleri ailesine mensup çeşitli dil ve lehçeleri konuşan halk grubudur. Bazı tarihsel ve kültürel ortaklıklara sahiplerdir.
Türk dilleri, Altay dilleri ailesinin bir alt kolunu oluşturur. Türk halklarının büyük bir çoğunluğu 10. yüzyıldan itibaren İslam dinini kabul etmiştir. Ancak Gagauzlar, Çuvaşlar ve Sahalar gibi Hıristiyanlığın Ortodoks koluna mensup olan, Altaylar gibi geleneksel çoktanrılı dinlerini sürdüren Türk toplulukları da vardır.
19. yüzyıldan itibaren Türk kavimlerinin ortaklıklarını vurgulayan siyasi ve kültürel düşüncenin adı Türkçülük'tür.
Coğrafi dağılımı
Günümüzde Türk halklarının toplam nüfusu 250 milyon dolayındadır. Türkiye Türkleri bu toplamın yarıya yakın bir bölümünü oluştururlar. Türk dillerini ikinci dil olarak konuşanların sayısı 30 ila 50 milyon arasında tahmin edilmektedir.

Sovyetler Birliğine dahil olan cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını kazanmasıyla birlikte, Türk dillerini egemen ve resmi dil olarak kabul eden devletlerin sayısı altıya çıkmıştır. Bu ülkeler Türkiye, Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan'dır. Türkiye tarafından bağımsız bir ülke olarak tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin dili de Türkçedir.
Yukarıdaki ülkelerden başka, Rusya, İran, Çin, Tacikistan ve Afganistan'da Türk dilleri konuşan azınlıklar önemli bir sayı tutarlar. Osmanlı Devleti'nin yayılma alanında bulunan Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya ve Irak'ta Türkçe konuşan azınlıklar bulunur. Ayrıca modern dönemdeki işçi göçleri sonucunda, Almanya, Hollanda, Fransa ve İsveç gibi Avrupa ülkelerinde önemli Türk toplulukları oluşmuştur.
Diğer Ülkelerdeki Türk Halkları
Yukarıda anılan bağımsız devletler dışında, Rusya Federasyonu'na ait olan bazı özerk cumhuriyetlerde Türk dilleri resmi dil veya resmi dillerden biri konumundadır: Altay, Başkurdistan, Çuvaşistan, Dağıstan, Hakas, Karaçay, Balkar, Tataristan, Tuva, Taymir ve Saha. Bunların her birinin bayrağı, parlamentosu, yasaları ve kendi resmi dilleri vardır.
Çin'de Sincan Özerk Bölgesi, Moldova'da Gagavuzlar'ın yaşadığı Gagavuzyeri, Ukrayna'da ise Kırım bölgesi özerk statüye sahiptir.
Rusya Federasyonu içinde şu kentlerde Türk toplulukları yoğun olarak bulunur: Astrahan, Samara, Barnaul, Stavropol, Orenburg, Tobol, İrkutsk, Novosibirsk, Kazan.
İran'da Tebriz, Erdebil, Urmiye, Zengan ve Hemedan bölgeleri, Kuzey Irak'ta Kerkük, Gürcistan'da Akhaltzikhe (Ahıska), Çin'de Kansu bölgesi, Yunanistan'da Batı Trakya, Afganistan'da Mezar-ı Şerif çevresi, Romanya`da Dobruca'ın batısında Kobro nehri çevresi,Bulgaristan'ın Rodop ve Deliorman bölgeleri, yerleşik Türk halklarının yoğun olarak yaşadığı bölgelerdir.
Türkçe konuşmayan başka Türkler de vardır. Bunlardan en önemlileri şu halklardır.
Hindistan ve Pakistan' da yaşayan Mevatiler Hint/ Racastan dilini konuşurlar. Hindu dinine inanırlar. OrtaAsya Türk kökenlidirler. Sayıları 5.000.000 kadardır.
Afganistan' da yaşayan Gılzailer Paştu (Afgan) dili konuşan kabilelerin en büyüğüdür. 10. yy' da bu ülkeye göç eden Kalaç Türklerinin soyundan gelirler. Sayıları Afganistan' da 9.000.000, Pakistan' da 2- 4.000.000 kadardır.
Romanya ve Macaristan' da yaşayan Székely (Seykey) ve Csángó (Çango) halkları da 13. yy' da bu ülkeye yerleşen Kuman Türkleri' nin soyundan gelirler. Macarca konuşurlar. Székely gurubun sayısı 945.000, Csángó gurubunun 60- 70.000 kadardır. Macaristan' da bunlar dışında kendisinin Kuman soyundan geldiğini bilen başka Macarlar' da vardır.
Kuzeydoğu Kafkasya' daki Dağıstan' da yaşayan Avarlar aynı adı taşıyan Türk boyundan inerler. Bugün konuştukları dil bir Kafkas dilidir. Sayıları 2002' de 758.000 di.
Tarihi Kökler
·
"Türk" sözcüğünün kökenine ilişkin çeşitli görüşler için Türk kelimesi maddesine bakınız.Türk İmparatorluğu
"Türk" adına tarihte ilk kez MS 6. yüzyıl ortalarında Orta Asya'da Türk İmparatorluğu'nu (Kök Türk veya Göktürk adıyla da bilinir) kuran bir boy veya aşiretin adı olarak tesadüf edilir. Daha eski Çin kaynaklarında sözü geçen Tu-kyu veya Tue-kue halkının Türkler olup olmadığı konusunda çeşitli görüşler mevcuttur.
Türk İmparatorluğu'nun kazandığı büyük prestijden ötürü, daha sonraki yüzyıllarda aynı dili konuşan (Oğuzlar, Kırgızlar, Türgişler gibi) çeşitli boylar da "Türk" adını benimsemiştir. Ancak Sibirya'daki Sahalar (Yakutlar), Volga Bulgarları ve Çuvaşlar gibi merkezden uzak bazı boyların tarihte "Türk" adını hiç kullanmadığı görülmektedir. Bu grupların Türk Halklarına dahil edilmesi modern etnografik tasniflerin sonucudur.
Türk Prehistoryası ve Hiung-nu'lar
Türk İmparatorluğu'ndan 700 yıl kadar önce, MÖ 2. yüzyılda, Çin kaynaklarında Hiung-nu olarak adlandırılan bir devlet Orta Asya'ya egemen olmuştur. Modern tarihçilerin birçoğu bu devleti, MS 4. yüzyılda Avrupa'yı istila eden Hun'larla birleştirir. Ancak gerek Hiung-nu, gerek Hun'ların kullandığı dil veya dillerin Türk dilleriyle bağlantılı olup olmadığı açık değildir. (Türk İmparatorluğu, Hiung-nu İmparatorluğundan devlet yapısına ilişkin bazı gelenekleri, Tengri (tanrı) inancını ve bazı tarihi mitleri devralmıştır. Ancak bundan hareketle dilsel veya etnik süreklilik varsayılamaz.)
Orta Asya'da bulunan arkeolojik kalıntılar, erken Neolitik çağa giden bir kültürün varlığını kanıtlamaktadır (Bakınız: Afanas'evo Kültürü, Andronovo Kültürü, Karasuk Kültürü, Tagas Kültürü). Bu kültürler ile tarihi dönemlerdeki Türk, Moğol, Tohar ve Tibet kültürleri arasında bazı devamlılıklar görülür. Ancak bu olgu, prehistorik Orta Asya kültürlerini "Türk" veya "Moğol", "Tohar" vb. olarak tanımlamak için yeterli değildir.
Chicago Üniversitesi bünyesinde 2003'te yapılan bir araştırmada, Moğolistan'da Egyin Gol'de bulunan Hiung-nu dönemine ait insan kalıntılarıyla Anadolu'da derlenen veriler arasında bazı genetik benzerlikler tesbit edilmiştir.
Anayurt
Türk İmparatorluğu'nu kuran Türk halkının köken efsanesine 8. yüzyıla ait olan Orhun Yazıtları'nda ve daha sonraki birçok kaynakta yer verilmiştir. Buna göre Türklerin anayurdu Altay Dağları yakınında, Selenga ve Orhun ırmakları arasında bulunan Ötüken Ormanı idi. Bu yer Baykal Gölü'nün güney ucunun 250 km kadar güneyinde olup, günümüzde Moğolistan Cumhuriyeti sınırları içinde bulunmaktadır.
Dilsel verilerden hareket eden bazı araştırmacılar Türk dillerinin nihai kökeninin daha kuzeyde, belki Baykal Gölü'nün kuzeyinde veya doğu Sibirya'da olabileceğini ileri sürmüşlerdir. (Türk dillerinde ılıman ve soğuk iklim ormanlarına ilişkin kelimeler bozkır kuşağına ilişkin kelimelerden daha eski ve daha zengindir.)
Tarih
Çinliler ülkelerini kuzeyden ve batıdan saldıran savaşçı TÜRK halklarına karşı koruyabilmek için Çin Seddi'ni inşa ettiler.
Orta Asya'nın "bozkır imparatorlukları" içinde Türkler daima belirleyici bir rol oynadılar; çoğu zaman bu imparatorlukların kurucu ve yönetici zümresini oluşturdular. İnsan eliyle yapılmış en büyük yapı olan Çin Seddi, Çin'in yerleşik uygarlık alanlarını Orta Asya'nın bozkır halklarına karşı korumak için MÖ 2. yüzyılda inşa edildi. Çin Seddi ortalama 15 metre yüksekliğinde ve 12.000 km uzunluğunda bir duvardır.
Türk İmparatorluğu'nun 8. yüzyılda yıkılmasından sonra Uygurlar, bugünkü Moğolistan ve Batı Çin'i kapsayan güçlü bir imparatorluk kurdular. 10. yüzyılda Orta Asya'nın Batısında bir imparatorluk kuran Karahanlılar, Müslümanlığı benimseyen ilk Türk hanedanıydı. Yine 10. yüzyılda, Türk asıllı bir profesyonel asker olan Gazneli Mahmut (asıl adı Sebüktigin), Afganistan'ın Gazne kentinde bir imparatorluk kurarak Hindistan'ın büyük bir bölümüne egemen oldu.
Orta Doğu'nun İslam ülkelerinde Türkler 8. yüzyıldan itibaren profesyonel paralı asker olarak önemli bir yer edinmişlerdi. 9. yüzyıl sonunda Abbasi İmparatorluğu'nun zayıflamasıyla çeşitli Türk askeri hanedanları Mısır, Bağdat ve İran'da bağımsız veya yarı bağımsız devletler kurdular.
1040 yılı dolayında, Türklerin Oğuz ulusuna mensup olan Selçuk oğulları İran'ı ele geçirerek güçlü bir imparatorluk kurdular. 1071 yılında Selçuklular Bizans İmparatorluğu'nu ağır bir yenilgiye uğratarak, Anadolu, Suriye ve Kafkaslar'da çok sayıda Türk beyliğinin ortaya çıkmasına zemin hazırladılar. Ancak Türklerin kitle halinde Anadolu'ya yerleşmesi daha çok 13. yüzyılda, Moğol yayılmasının doğurduğu zincirleme tepkiler sonucunda gerçekleşti.
13. yüzyıl sonunda Anadolu'da kurulan Türk devletlerinden biri olan Osmanlı Devleti, İslam dünyasının en güçlü imparatorluğu haline geldi. Balkan Yarımadası'nı fethetti; 16. yüzyılda bir yandan Viyana'ya, diğer yandan Cezayir'e kadar dayandı.
Orta Asya'nın egemenliği 13. yüzyılda Cengiz Han'ın kurduğu Moğol hanedanının eline geçti. Ancak Moğol İmparatorluğu'nda da Türkler kilit mevkilerde idi ve Moğol ordularının büyük bir kısmı Türklerden oluşuyordu. 14. yüzyılda Orta Asya ve İran'ı fetheden Timur, soyca Moğol olduğu halde Türkçe konuşuyor ve bir Türk askeri aristokrasisine dayanıyordu. 16. yüzyıl başında Özbek Han önderliğindeki Şeybani'lerin istilasından sonra Orta Asya'da bir daha güçlü bir imparatorluk doğmadı. Orta Asya'daki Türk beylikleri 18. ve 19. yüzyıllarda güçlenen Rus İmparatorluğu'nun egemenliği altına girdiler.
Hindistan'da Timur'un torunu Babür Han'ın kurduğu Moğol-Türk İmparatorluğu, 19. yüzyıla dek devam etti.
İran'da 11. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına dek hüküm süren hükümdarlık hanedanlarının tümü, Türk kökenli askeri önderler tarafından kuruldu.
Türk halklarının listesi

Türk halklarının sıralanması: Bu sayfada sadece Türk halkları, birbirlerine akrabalıklarına göre sıralanmışlardır.
Tarihi Türk halkları ve boyları
Afşarlar ya da Avşarlar ,Ağaçeri ,Avarlar ,Hazarlar ya da Kazarlar, Göktürkler (ya da: Kök-Turuk ve ya Kök-Türkler; 552 yılından sonra) ,Hunno-Bulgarlar: Bugünün Bulgaristan-Bulgarları slavlarla karışmış Türklerin torunlarıdır, ama kendilerini slav olarak görürler. Bulgarların ilk Kağanları Türkçe konuşurdu (Bulgar-Türkçesi).,Kanglılar ,Karahanlılar ,Kara Kıtaylılar ,Karaçaylar ,Karluklar, Kayılar ,Keraitler, Kerul-Tatarları, Kimekler ya da Kımaklar, Kınıklar, Yenisey-Kırgızları, Kızılbaşlar (Kızılbaş ordusunu oluşturan 7 Türk oymagı´nın soyu), Kutrigurlar, Polovzlar ve Kumanlar (Romanya'da yaşayan ve macarca konuşan Székler Kumanların torunları olarak görülebilir., Merkitler, Naymanlar, Oğuzlar (Sekiz-Oğuzlar, Dokuz-Oğuzlar, Otuz-Oğuzlar, Toguz-Oğuzlar, Üç-Oğuzlar ), Ogurlar, Onogurlar, On-Oklar, Osmanlılar: Osman I. tarafından 1288–1326 yıllarında, Osmanlı Devletindeki Türk boylarının birleşmesinden türeyen Halk., Peçenekler, Sabirler, Şa-t'o halkı, Karakoyunlular, Selçuklular, Tabgaçlar, Tarduşlar, Tohsiler, Tölösler, Çigiller, Türgişler, Utrigurlar, Uz halkı, Akkoyunlular, YağmarlarGünümüzün modern Türk halkları
·
Acar-Türkleri·
Afganistan Türkleri·
Afşarlar - İran'da yaşayan bir halk.·
Ahıska Türkleri ya da Meşetler·
Arnavutluk Türkleri·
Avrupa Türkleri Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesine 1950-1960'lardan itibaren göç eden Türkler·
Aymaklar·
Azerbaycan Türkleri·
Balkarlar·
Başkırtlar ya da Başkurt, Başkort·
Batı Trakya Türkleri·
Bulgaristan Türkleri·
Hamseler ya da Hamse Türkmenleri·
Hazarlılar ya da Hazaralar (Genetik olarak Türk ancak konuştukları dil yoğun olarak Farsça'nın etkisinde olan halk)·
Irak Türkmenleri·
İran Türkmenleri·
Kaçarlar ya da Kajarlar·
Kafkasya Türkleri·
Kafkasya Türkmenleri ya da Stavropol Türkmenleri·
Karadağ Türkleri·
Karaylar ya da Kareerler, Karaimler·
Karakalpaklar·
Karaçaylar·
Kaşgaylar·
Kazaklar ya da Kazak-Kırgızları·
Kırgızlar ya da Kara-Kırgızlar·
Kırımçaklar (musevi Türk halkı)·
Kırım-Tatarları ya da Kırım-Türkleri·
Kosova Türkleri·
Kumuklar ya da Kumükler, Kumikler: Dağıstan'da yaşayan bir halk.·
Makedonya Türkleri·
Meşetler ya da Ahıska Türkleri·
Moğolistan Türkleri·
Nogaylar ya da Nogay-Tatarları* Salarlar·
Yunanistan-On İki Ada Türkleri·
Pomaklar (Türk kökenli olmalarının yanı sıra Slav halklarıyla ve dilleriyle yüksek oranda etkileşime girmişlerdir.)·
Romanya Türkleri·
Sancak-Yeni Pazar Türkleri·
Sibirya Türklerio
Altaylar ya da Dağ-Oyratlarıo
Hakaslaro
Dolganlar - Taymir yarımadasında yaşayan bir halk.o
Yakutlar ya da Saka (çoğunluğu Şamanist az sayıda ise Hıristiyan-Ortodoks)o
Şorlaro
Teleütlero
Tuvinler ya da Uranhaylar (çoğunluğu lamaistdir)o
Tofalar ya da Karagaslaro
Çulimler ya da Çulümlero
Barabalar·
Şahsevanlar·
Suriye Türkmenleri·
Suriye Türkleri(Suriye Türklerinin Suriye Türkmenlerinden farkı Türkiye'den Suriye'ye özelliklede Kastamonu bölgesinden Cumhuriyet sonrası göç etmeleridir.)·
Tacikistan Türkleri·
Tatarlar ya da Kazan Tatarları·
Çuvaşlar (hristiyan-ortodoks)·
Türkiye Türkleri·
Urumlar ya da Urum-Kıpçaklar (Greko-Tatarları diye adlandırılan özünde Türk olan halk)·
Türkmenler (Doğu-Oğuzları'da denir)·
Uygurlar ya da Doğu-Çağataylar·
Sarı Uygurlar ya da Kansu Uygurları, Yugurlar·
Öngütler - Gobi Çölü çevresinde yaşayan bir halk.·
Özbekler ya da Batı-Çağataylar·
Halaçlar ya da Kalajlar, Kalaçlar·
Kıbrıs-Türkleri·
Gagavuzlar ya da Gagauzlar, GökoğuzlarKüçük Türk grupları
Biltirler, Delikanlılar (İran'da yaşayan Türkçe konuşan küçük halk), Kamasinler, Zagajlar, Çulımlar, Kaçalar, Hojballar, KızıllarKalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Türk Dünyası Bloğu
3/4/2008 · Kategori: Turk Dunyasi
Türk Dünyası Bloğunun Kuruluş Amacı
Sevgili Dostlarım, Değerli Ziyaretçiler
Bu blog da nerden çıktı? gibisinden sorularınızı duyar gibiyim. Benim büyük bir rüyam var, yıllardır bu rüyanın gerçekleşmesi için dua ve dileklerde bulunuyorum. Ancak gerek idarecilerimizin tavırları, gerek içinde bulunduğumuz konum (ekonomik açıdan) bu rüyamın gerçekleşmesini çok çok zorlaştırmaktadır. Üstelik benim gibi düşünen insanların bile şu sıralarda bundan daha önemli yaşamsal sorunlarla uğraştığını düşünüyorum; zira internet gibi önemli bir iletişim aracında bu tür bir bloğa henüz rastlamadım. Neyse sözü fazla uzatmadan rüyamın ne olduğunu sizlere anlatayım: Yaklaşık 250 milyonun üzerinde Türk’ün yaşadığı şu köhne dünyada birbirimizden habersiz yaşıyoruz. Birbirimize yaklaşmaktansa bizleri parçalamak, bölmek ve un ufak etmek isteyen dış güçlerin kucaklarına koşuyoruz. Yıllardır bir Hıristiyan klübü olan ve bizi aralarına almak şöyle dursun sömürmek ve parçalamak isteyen Avrupa Birliği’ne girmeye çalışıyoruz. Daha üç dört yıllık geçmişi olan eski doğu bloku ülkeleri kayıtsız şartsız alan Avrupa Birliği, Türkiye’yi niçin 50 yıldır kapısında süründürüyor. İnanır mısınız boynu bükük öksüzler gibi el pençe divan bu kendini bilmezlerin karşısında durmak çok zoruma gidiyor, canım acıyor.
Madem dünya üzerinde bir klüpleşme, bir birlik kurma var, bir devlet varlığını ancak bir klüpte yer alırsa sürdürür, o zaman biz niçin önce kardeşlerimizle bir klüp kurmuyoruz. Zaten demiyor muyuz şu koca dünyada Türkün Türk’ten başka dostu yok! E o zaman neden kardeşlerimize bir klüp oluşturma önerisi götürmüyoruz. Bağımsızlıkta 85 yıllık Türkiye onların hamisi durumunda, tecrübe ve kendi ayakları üzerinde durma bakımından onlardan daha yetenekli olduğuna göre, onları bir araya getirmekte Türkiye’nin görevidir. Bu konuda Büyük önder Atatürk’ün vasiyetini hatırlatmak isterim. Zira o yıllardan 100 yıl sonrasını görebilen böyle büyük bir öndere sahip olduğumuz için Allah’a şükretmemiz gerekir. Bakınız Atatürk vasiyetinde ne diyor: “Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluğa ihtiyacımız vardır. Fakat yarın ne olacağını kimse bugünden kestiremez. Tıpkı Osmanlı gibi, tıpkı Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde sımsıkı tuttuğu milletler avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. işte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprüleri sağlam tutarak. Dil bir köprüdür... İnanç bir köprüdür...Tarih bir köprüdür.. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz. Onların (soydaş Türk kardeşlerimizin) bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir." Ayrıca ben Türk Birliğinin sadece benim rüyam değil, Atatürk’ün de rüyası olduğunu öğrendim. Bakınız Türk Birliği için Büyük Önderin düşüncesi : “Türk Birliği’nin bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk Birliği'ne inanıyorum. Onu görüyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını Türk Birliği ile açacak. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türklüğün varlığı bu köhne âleme yeni ufuklar açacak. Güneş ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek. Hayatta yegâne varlığım ve servetim Türk olarak doğmamdır.”
İşte sevgili dostlarım bu bloğu Türk Birliği’nin doğmasına katkıda bulunması için, en azından bir kıvılcım yapması için kurdum ve yeni yazılarla da sürekli gündemde tutacağım, bana bu konuda vereceğiniz destekler için şimdiden teşekkür ederim. Bloğumu takip ediniz…
Tunç VAROL
Öğretmen
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!




